26 Haziran 2017 Pazartesi

Bono İle Traş Olmak: 1960’larda Finansallaşma Öyküsü

Bono İle Traş Olmak: 1960’larda Finansallaşma Öyküsü
1960 askeri darbesinden sonra tarım, sanayi ve ulaştırma gibi sektörlerde yatırımların gerçekleştirilmesi için “Yatırım Finansman Fonu” kuruldu. Bu fonun ana kaynağı ise yine fonun kurulmasına dayanak gösterilen kanunda belirtilen hükümlerce piyasaya sürülen “Tasarruf Bonoları” olmuştur. Tasarruf Bonoları, 1960’ların devlet borçlanmasının bir ayağını oluşturmaktaydı ve bu borçlanmadaki dert kamu yatırımlarını finanse etmekti. Bunun ötesinde yarattığı etki daha kilit öneme sahiptir. Tasarruf Bonoları’nın yarattığı etki iki açıdan ele alınabilir. Birincisi 1960’ların bankerlerinin türemesine vesile oldu.  İkincisi ise 1960 yılların başlarından sonlarına kadar ücretin bir kısmının piyasa koşullarına maruz kalmasını sağladı. Yani işçi ücretinin bir kısmının piyasa faiz oranına göre belirlenmesinin yolu açıldı.  

21 Mart 2017 Salı

20 yıl önce, 20 yıl sonra: Gözden kaçırılan yükümlülükler

Türkiye’de kamu borcu ve yükümlülükleri ile ilgili veriler ve raporları inceleyen bir araştırmacı devlet borçlanması kaynaklı bir kriz ya da istikrarsızlıkla karşılaşma ihtimalinin ortadan kalktığı yanılsamasına kapılabilir. Revizyona tabi tutulan Gayrisafi Yurtiçi Hasıla verilerine oranla borç stoku 2016 yılı 3. Çeyreğinde yüzde 27,4 olarak açıklandı. Hazine verilerine bakıldığında borç stokunun oransal olarak düşüşü 2016’da durmuş olsa da borç çevrimi sorunu çoktan ortadan kalkmış görünüyor. Borcun vade yapısının sağlamlığı yanında Hazine garantili kredilerin geri ödemelerinde de Hazinenin üstlendiği pay yok denecek kadar azalmış durumda.

7 Mart 2017 Salı

Göstergeler toparlanma diyor, ancak borç sorunu devam ediyor

Küresel finansal kriz sonrasında dünya basınının önde gelen kuruluşları aralıklarla felaketin tekrarlanabileceğine dair görüşler yayımladılar. Bu görüşlerin kapladığı yer, getiri oranı sıfırın altında olan tahvillere ilişkin 2016’daki tartışma sonrasında giderek azaldı. Dodd-Frank düzenlemelerindeki muhtemel revizyonların etkileri bilinemese de korumacılık, FED faiz artışı ihtimali ve bunun sonuçları ile Çin ekonomisindeki gelişmeler ve borsa rallileri 2017’de daha üst sıralara yükseldi.

Ancak akademi koridorlarında (Türkiye’den bahsetmiyorum!) ve uluslararası finansal kuruluşlarda yeniden kaynamaya başlayan devlet borcu tartışması ve yakın bir gelecekte olabileceklere ilişkin öngörüler daha az dikkat çekerek de olsa devam ediyor. Borç sorunu dendiğinde hem özel sektör ve hanehalkı borcu hem de devlet borçları akla gelir. Bu kısa değerlendirmeyi devlet borçları sorunuyla sınırlıyorum.

13 Şubat 2017 Pazartesi

BİREYSEL EMEKLİLİK SİTEMİNE OTOMATİK KATILIM

2000 yılında yasama organına, emekliliğe ilişkin o günlerde kamuoyunun pek alışkın olmadığı bir tarzda yasa taslağı sunuldu. Yasa taslağında sözü edilen emeklilik sistemi, “bireylerin harcanabilir gelirleri üzerinden yapacakları tasarruflara yönelik bir sistem” olarak tarif edilmişti.  Bu tarifle, çalışanın net ücretini nasıl harcayacağı konusunda terbiye edileceği bir sistemin kurgulandığını görmekteyiz. 

15 Kasım 2015 Pazar

1 Haftalık uzatma

Devlet borcu atölyesi için özet gönderim son tarihini 1 hafta ileriye attık. 

Katılmak isteyenler 


devletborcu2016@gmail.com, 

aliriza.gungen@omu.edu.tr,
akyuzferhat@yahoo.co.uk adreslerine ya da bunlardan birisine özetlerini iletebilirler.

18 Mayıs 2015 Pazartesi

Atölyeye Davet: Tarihsel Materyalist bir Perspektiften Türkiye’de Devlet Borcu

Devletin borçlanma faaliyeti Türkiye’de Cumhuriyet döneminde önce kalkınmacı amaçlarla daha sonra da sermaye piyasasının derinleştirilmesi sürecinde önem taşımıştır. Erken Cumhuriyet döneminde borç piyasasının tanzimi ve Osmanlı döneminden kalan borçlar sorunu yerini 1960’larda devlet borç kağıtlarının sermayeye kaynak aktarımı için kullanılacağı mekanizmaların ve kurumsal düzenlemelerin tasavvuruna bırakmıştır. 1980’lerden itibaren de devletin piyasanın belirlediği koşullar altında borçlanması düşüncesinin egemenliği altında krizlerle dolu bir geçiş deneyimlenmiştir. 

Devlet borçlanmasına tarihsel materyalist bir bakış sermaye birikimindeki çelişkilerin finansal sistem ve borç yönetimi kurumlarının faaliyetleri aracılığıyla yoğunlaşması ve yeniden üretimini öncelikli inceleme konusu haline getirir. Türkiye bağlamında kamu maliyesi alanındaki çalışmalar devletin temsil ettiği iddia edilen kamunun yükümlülüklerinin yerine getirilmesi sorununa, iktisat disiplinindeki çözümlemeler de borçlanmanın iktisadi krizler bağlamındaki önemine odaklanmışlardır. Disiplinler arası bir yaklaşımla ve tarihsel-niteliksel bir perspektiften Türkiye’de devlet borçlanmasının gelişimini ve siyasal alana etkisini ele almak Türkiye’nin siyasal iktisadi tarihinin eksiksiz yazılmasına katkıda bulunacaktır.

Atölyenin bu amaçla yayımlanacak bir derleme kitaba zemin teşkil etmesi öngörülmektedir. İki gün sürecek atölyede teslim edilen her bir metnin değerlendirilmesi ve tartışılması için en az 60 dakika ayrılacaktır. Başka bir katılımcı tarafından 20 dakikada sunulacak olan çalışma yazar haricindeki katılımcılar tarafından tartışılacaktır. İkinci gün ayrılan süre zarfında çalışma sahibinin eleştirilere cevap vermesi beklenecek ve toplu bir tartışma yürütülecektir.


Atölye kapsamında yer alması için önerilen ancak sınırlayıcı olmayan genel başlıklar şunlardır:
 

1) Yöntem ve tarihsel materyalist inceleme
    i) Devlet borcuna yaklaşımlar ve yöntemsel eleştiri
    ii) Tarihsel materyalist inceleme
2) Erken Cumhuriyet Dönemi ve Kalkınmacı Perspektif
    i) Düyun-u Umumiye’den kalan borçların tanzimi ve yeni çerçeve
    ii) Borçlanmanın kalkınmacı amaçlar için kullanımı
3) Liberalizasyon, Krizler ve Sermaye Birikimi
    i) Devlet borcunun siyasal iktisadi krizlerdeki yeri
    ii) Borcun sermaye birikimi çelişkilerinin yönetimi açısından anlamı: açık piyasa işlemleri, hazine garantileri, finansal sektörün risk ve kayıplarının toplumsallaştırılması vb.
    iii) Kaynak aktarımı ve Türkiye’de sermaye iktidarı çözümlemesi
    iv) Türkiye’de finansal sistem: Tanım, evrim ve devlet borcunun diğer finansal araçlarla ilişkisi
 

Bu amaçla düzenlenecek atölye çalışmasına katılmak isteyenlerin 500 kelimeyi geçmeyen çalışma özetlerini 15 Kasım 2015’e kadar devletborcu2016@gmail.com adresine göndermeleri rica olunur.

Tam metin teslimi: 20 Ocak 2016 / Atölye tarihi: 19-20 Şubat 2016

Atölye mekanı: Samsun Eğitim-Sen şubesi
 

Bu atölye Borç ve Finansallaşma Araştırma Ağı (De-Fire) tarafından desteklenmektedir. Atölye çalışmasına katılım için konaklama konusunda yardımcı olunacaktır. Ancak herhangi bir maddi destek önerilmemektedir. Ayrıntılı bilgi için OMÜ’den Yrd. Doç. Dr. Ferhat Akyüz (akyuzferhat@yahoo.co.uk) ve Dr. Ali Rıza Güngen (aliriza.gungen@omu.edu.tr) ile iletişime geçilebilir. Atölye ile ilgili gelişmeler için ayrıca devletborcu.blogspot.com adresi takip edilebilir.